YARGITAY 10. Ceza Dairesi
Esas No : 2009/7799
Karar No : 2009/9310
Tebliğname No : K.Y.B. – 2009/93495
TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN YARGITAY KARARI
TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN YARGITAY KARARI
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık xxx hakkında Gaziantep
8. Aslîye Ceza Mahkemesi’nin 07.02.2008 tarihli, 2007/854 esas,
2008/140 karar sayılı hükmü ile “3.167 sayılı Kanun un 16/1. maddesi
uyarınca verilen 1.000.-YTL adli para cezasının” infazı aşamasında,
Cumhuriyet savcılığınca, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve
Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’un geçici I. maddesi ile 5237 sayıli
TCK’nm 2, 5, 7/2, 45/lve 52/1 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde,
sup karşılığı yaptırım olarak sadece hapis ve gün para cezası
verilebileceği, bu genel kuralın bütün özel yasalarda bağlayıcı olduğu,
aylan hükümlerin 31.12.2008 tarihine kadar uygulanabileceği, bu nedenle
523′î sayıl* TCK’nın hükümlerine aykırı olan. söz konusu para cezasının
infazında tereddüt oluştuğu belirtilerek. karar verilmesinin talep
edilmesi üzerine; aynı Mahkemece yapılan inceleme sonucu verilen,
12.01.2009 tarihli ve aynı sayılı, “31.67 sayılı Kanun’da yeni bir
düzenleme yapılmamış olsa da, karşılıksız çek keşide etmek suçundan
gerçek kişilere verilen cezaların yasal ve usulüne uygun olduğu
gerekçesiyle uyarlamc yapılmasına ve infazın durdurulmasına yer
olmadığına” ilişkin ek kararma itiraz edildiği; İtiraz mercii GAZİANTEP
1, Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.01.2009 tarihli ve 2009/42 değişik is
sayılı karan ile. http://nactumu.bloggum.com ”3167
sayılı Kanun ‘un 16. maddesinde ‘karşılıksız çek keşide etmek’ suçuna
ilişkin cezanın 5237 sayılı TCK’mn genel hükümlerine aykırı olduğu ve
3,1.12,3008 tarihine kadar yeni yasal düzenleme yapılmadığından genel
hükümlerin uygulanmasının gerekliği, infaz edilecek hüjmmde
tereddütlerin oluşması nedeni ile hükmün infazının mağduriyetlere yol
açmaması için, itirazın kabulü ile 12.01.2009 tarihli ek kararın
kaldırılmasına, infazın durdurulmasına ve hükümlünün bihakkın
tahliyesine” karar verildiği; itiraz mercinin 16.01.2009 tarihli
kararma kaışı Yüksek Adalet Eakanlığı’nın Ceza İsleri Genel Müdürlüğü
ifadeli 31.03.2009 gün ve 3438/18829 sayılı kanun, yararına bozma
talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nm 04.05.2009 gün ve
2009/93495 sayılı tebliğnamcsi ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği
anlaşıldı. Dosya ve ekleri incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede,Dosya kapsamına göre;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında
Kanun’un geçici 1. maddesindeki, “Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı
hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en
geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır.”,
5237 sayılı Kanunun 5. maddesindeki “Bu Kanunun genel hükümleri, özel
ceza kanunları ve cezc içeren kanunlardaki suçlar hakkında da
uygulanır”,
Aynı Kanun ‘un 52. maddesindeki, “Adli para cezası, beş günden az ve
kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzoîuz günden fazla
olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak
takdir edilen miktar île çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın
hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
En az yirmi ve en fasla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adli
para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsı hâlleri göz
önünde bulundurularak takdir edilir “,
3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesindeki. “Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce http://nactumu.bloggum.com veya
ibraz süres. içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli
karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeld keşide
eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç
saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar adli para
cezasıyla cezalandırılırlar “
Hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, 3167 sayılı Kanunda
31.12.2008 tarihine kadar yeni bir düzenleme yapılmamış ise de, anılan
Kanun’un 16/1. maddesinde öngörülen cezanın nispi nitelikte olduğu ve
5237 sayılı Kanunun 52. maddesine aykırılık oluştuımadığı, bu hususun
Yargıtay 10.. Ceza Dairesinin 22.01.2009 tarihli ve 2007/8271 esas,
2009/480 sayılı ilâmı ile de zımnen kabul edildiği gözetilmeden
itirazın reddi yerine yazılı şelçilde kabulüne karar verilmesinde
isabet görülmemiştir.» denilerek, Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin
Î6.01.2OO9 tarihli anılan kararının bozulması istenmiştir,
Somut olayda uyuşmazlık, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve
Uygulama Seldi Hakkında Kanun’un geçici 1. ve 5237 saydı TCK’nm 5 ve
52. maddeleri hükümleri karşısında, karşılıksız çek keşide etmek suçu
için 3167 saydı Kanun’un 16/1. maddesinde öngörülen nispi para
cezasının, 5237 sayılı TCK’nm genel hülcümlerinc aykırılık oluşturup
oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır. http://nactumu.bloggum.com
5237 sayılı TCK’nm 45/1. maddesinde “Suç karşılığında uygulanan
yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır” hükmü
öngörülmektedir.
5252 sayılı Kanun’un 5. maddesinin (1) ve (2). fıkralarında, “Kanunlarda, öngörülen “ağırpara” cezalan, “adli para” cezasına dönüştürülmüştür. / Bu kanunlarda Türk Ceza Kanununda belirlenen cezalar sistemine uygun değişiklik yapılıncaya kadar, alt ve üst sınırlar aracında uygulama yapılmasını gerektirir nitelikteki adli para cezalarında cezanın alî sının dörtyüzelli milyon, üst sınırı yüzmilyar Türk Lirası olarak uygulanır. Bu fıkra hükümleri, nispi nitelikteki adli para cezalan hakkında uygulanmaz, ‘* bükümlerine yer verilmiş olup; nispi nitelikteki ağır para cezaları da diğer cezalar gibi adli para cezasına dönüştürülmüş ve (2). fıkra düzenlemesinden ayrı tutularak, bu kuralın nispi para cezalan hakkında uygulanmayacağı, dolayısıyla, mevcut durumuyla uygulanabilir olduğu kabul edilmiştir. Nitekim aynı maddenin. (3). fıkrasında da nispî nitelikteki adli para cezalan da dahil olmak üzere tüm ağır para cezasından dönüştürülen adli para cezalarının Mazına ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir.
5237 sayılı TCK’nm genel bükümlerinde, 20/2. maddesindeki “tüzel kişilere ceza yaptınmı uygulanamayacağı” kuralına benzer şekilde, suç karşılığında nispi para cezasının uygulanamayacağına ilişkin açık ve emredici bir hüküm yer almadığı gibi, 5237 saydı TCK’nm 01.06,2005 tarihinde yürürlüğe girmesinden çok kısa bir süre sonra 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun ile nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin 5237 sayılı TCK’nm 158. maddesinde yapılan değişildik ile “adli para cezasının miktarının elde edilen menfaatin, iki katından az olamayacağı” hükmü öngörülerek, nispi para cezasının Yeni TCK’nm yaptırım sistemine aykırı olmadığı açık bir biçimde ortaya konulmuştur. Aynca, 5237 sayılı TCK’nm yürürlüğe girmesinden sonra çıkarılan çeşitli kanunlarda yer alan suç tanımlarında, nispi para cezasının öngörüldüğü görülmektedir. Örneğin; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 160. maddesinde nispi adli para cezası öngörülmüştür.
Bu durumda: kanun koyucunun nispi nitelikteki para cezalannın
uygulanmasına tamamen son vermeye dönük bir amacının bulunmadığı
anlaşılmakta olup; diğer kanunlarda yer alan nispi nitelikteki adli
para cezalarının, 5237 sayılı TCK’nm 52, maddesinde öngörülen “gün para
cezası sistemine” “aykırılık” değil, “farklılık” oluşturduğunu, bu
nedenle 31.12.2008 tarihinden sonra da geçerliliklerini, dolayısıyla
yürürlüklerini sürdüreceklerini, uygulanmalarının ve infazının zorunlu
olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Kanun yatanna bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce
belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden; Gaziantep 1. Ağır Ceza
Mahkemesi nin 16.01,2009 tarihli ve 2009/42 değişik if, karar saydı
kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince
BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi
uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için? dosyanın adı geçen
Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ‘na
gönderilmesine, 13.05.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
arkadaşlarım bu karardan görüldüğü gibi içtihat kesinlikle yayınlanmak zorundadır. Gaziantep ‘deki dostlarımız Ağır Ceza hakiminin kararda direndiğini ve geri gönderdiğini BİLDİRDİ. Yakın zamanda içtihat yayınlanacaktır.
İstikrarlı çizgimizi sürdürüyoruz.
- Çözüm hukukdur
- Meclis ‘den cezaların azatıldığı bir yasa çıkma olasılığı çok azdır.
- Çözüm yargıdan gelecektir.
- Kapsamı belli olamayan bir af gelmektedir.
- AIHM ‘e başvurmak için çok az vakit kalmaktadır. Kazanmış olabileceğiniz, tazminat haklarınızı yitirmeyiniz. Blog üzerinden AIHM kaydınızı yapınız.
- Avukatlarımız ile birlikte dilekçeleriniz hazırlanacak ve 4-ağustos-2009 günü bir basın toplantısı ile gönderilecektir.
- Birlik olunuz, birlikte davranınız.
- Af ile adaletsizliği unutmayınız. AIHM hakkınızı kullanınız. Türkiye için yapınız …
kararı bulan ve elektronik ortama geçiren “çek mağdurları blogu” ndan Cüneyt beydir. kendisine teşekkür ediyorum.
